Tiyatronun Kökeni

Aşağa gitmek

Tiyatronun Kökeni

Mesaj tarafından MARS Bir Çarş. Haz. 25, 2008 10:37 am

Tiyatronun Kökeni


Tiyatro da başka sanatlar gibi dinsel törenlerden doğmuş, sonra
dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır. Kökeninde, ilkel insanın doğa
olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme
çabaları yatar. Avrupa'da Üst Paleolitik Çağdan (İ.Ö 40-10 bin yıl
önce) kalma mağara resimlerinde, ellerine ve yüzlerine hayvan postları
geçirmiş insanların ritmik hareketler yaptığı görülmektedir. Bunlar,
maske ve köstüm kullanımının, dolayısıyla tiyatronun ilk örneği
sayılır. Maske, kişinin kendi kimliğinin aşarak başka kimlikleri ve
daha genel varlık biçimlerini temsil etmesinin en etkin yollarından
biridir.
İlkel toplulukların animist inançlarına göre, yinelenen doğal olayların
ruhları, kişilikleri vardı; bu kişiler, sonradan tapınma nesnelerine,
tanrılara dönüştü.
İnsanlar, belli zamanlarda yapılan törenlerde bu tanrıları temsil eden
maskelere bürünerek kendi yaşamlarını etkileyen doğa olayları üzerinde
denetim kurmaya çalıştılar. Yağmur yağdırmak ya da avda başarılı olmak
için yapılan törenler danslar, Kurallı oyunun ilk örneğiydi. Eski
inançların hemen hepsi görülen "ölme ve yeniden dirilme" teması da,
insanlara verdiği kılık değiştirme ve kişileştirme olanaklarıyla,
tiyatronun çıkış noktalarından biriydi. Mevsimlerin dönüşü, kışın
bahara dönüşmesi gibi yinelenen doğa olayları, eski yılı temsil eden
kralın yeni yılın kralın karşısında yenik düştüğü bir törensel
boğuşmayla temsil ediliyordu.
Başlangıçta canlı insanların kurban edildiği bu boğuşma ve ölümler
zamanla simgeleşti ve iki ayrı gücün çatışması da yerini tek bir gücün
ölüm ve yeniden dirilme törenine bıraktı.
Bazı başka kuramlara göre ise tiyatronun kaynağı şamanist inançlardır.
Şamanist törenlerin özelliği, izleyici ya da katılımcılara, tanrısal
gücün simgesi yerine kendisini göstermesiydi. Bu törenlerde belirli
kurallara uygun davranışlarla kendinden geçen şaman, öte dünya ile bu
dünya arasında bir aracı rolü üstlenmektedir.
Tiyatro, bugün de kökenindeki bu iki eğilimin izlerini taşır, bu iki
eğilim arasındaki gerilimden güç alır: Bir yanda doğa güçlerini
simgesel olarak canlandırma, temsil etme işlevi; öte yanda, doğaüstü
güçlerin görünmesine aracılık etme işlevi.
Doğaya öykünme kuramına göre, tiyatronun en önemli öğesi kılık değiştirmedir.
avatar
MARS
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 23/06/08
Yaş : 27
Nerden : ANKARA

Kullanıcı profilini gör http://kultur-turk.lolbb.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz